'Postpartum depresyon'

Kara

Üye
Katılım
19 Ocak 2023
Mesajlar
23,074
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Bebek sahibi olmak kişinin hayatında birçok değişikliğe neden olan stresli bir durumdur. Bu durum yeni anneleri doğum sonrası depresyona karşı daha yatkın ve savunmasız bırakabilir.

Postpartum depresyon (PPT) olarak da bilinen doğum sonrası depresyon, yeni doğum yapmış kadınlarda görülen fiziksel, duygusal, davranışsal değişimlerin tamamıdır. Doğum sonrası depresyonu “bebek stresi” ile karıştırılabilir. Postpartum depresyon tanısı konurken yalnızca doğum ile gözlemlenen belirtiler arasındaki ilişkiye bakılmaz, depresyonun şiddetine ve belirtilerin görülme süresine de bakılır.

Doğum sonrası depresyon, doğumdan sonraki ilk 4 hafta içinde ortaya çıkan major depresif bozukluktur. Depresyon her 100 yeni anneden 10-15’ini etkileyen yaygın bir ruh sağlığı problemidir. Yetişkin annelerin yüzde 7-17’sinde, ergen annelerde ise yüzde 26 oranında görülür.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON BELİRTİLERİ

Kadının, yaşam döngüsünde geçtiği en zorlu yollardan biri gebelik ve doğum sonrasındaki dönemdir. Bu dönemde hormonlarda ve vücudundaki tüm doku ve organlarda ani değişiklikler olur, sosyal alanda gebelik öncesi döneme göre daha az üretkendir. Kendisinden beklentiler artar ve kadın, ailesinden görmeye ihtiyaç duyduğu desteklerde yetersizlik yaşayabilir. Tüm bu durumlar annenin dayanma gücünü azaltan önemli etkenlerdir. Aslında postpartum (doğum sonrası) depresyon diye ayrı bir depresyon türü yoktur. Yatkınlığı olan kadınlarda doğum sonrası dönemde yaşanan zorlanmalar sonucunda oluşan bir depresyondur.

DEPRESYONUN KİŞİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Duygular:
üzüntü, mutsuzluk, bunaltı, umutsuzluk, çaresizlik

Davranışlar: fazla bir şey yapmamak, yataktan çıkmamak, insanlardan uzaklaşmak, bebeğe bakım vermekten kaçınmak, kişisel hijyene özen göstermemek

Bedensel tepkiler: yorgunluk/enerji kaybı, gerginlik, kilo kaybı, erken uyanmak, konsantrasyon güçlüğü.

Düşünceler: ‘ben yararsız bir anneyim’, ‘herkese yük oluyorum’, ‘kimsenin rahatını kaçırmak istemiyorum’, intihar fikirleri

İnanışlar: ‘ben kötü bir anneyim’, ‘başarısızım’, ‘değersizim’, ‘hiçbir şey iyiye gitmeyecek’, ‘kimsenin umurunda değilim’

İlişkiler: gergin ilişkiler, sosyal içe çekilme, çevreden uzaklaşmak, bebek ile bağ kurmakta zorluk.

KİMLER DOĞUM SONRASI DEPRESYON RİSKİ TAŞIR?

Daha önce depresyon yaşayanlar,

Hamilelik esnasında depresyon yaşayanlar,

Anne adayında diyabet, hipertansiyon, ortopedik, nörolojik rahatsızlıklar,

Erken ya da geç gebelik,

İstenmeyen/plansız gebelik,

Erken ya da geç evlilik, istenmeyen evlilik,

Cinsel travma öyküsü,

Çok çocuğun olması,

Zor doğum yapanlar,

Erken doğum, travmatik doğum,

Bebekte yoğun bakım ihtiyacının olması,

Bebekte gelişim kusurunun olması,

Bebek kayıpları,

İlişkisinde sorun yaşayanlar,

Hayatında mücadele etmeye çalıştığı başka zorluklar olanlar,

Yalnız yaşayanlar,

Doğum sonrasında arkadaşlarından, yakınlarından yeterli desteği alamamak, izole edilmek

Doğum yapan kadının annesinden destek alamaması,

Sosyoekonomik koşulların yetersiz olması,

Birinci derece yakınlarda hamilelik ve doğum sonrası psikiyatrik öykü yaşanmış olması.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON TEDAVİSİ

Psikiyatri hekimi, ruhsal muayenenin ardından depresyonun şiddeti ve bebeğin durumunu birlikte değerlendirmelidir. Bu değerlendirme ardından annenin bu sorunla yeterince başa çıkabilecek gücü olduğu kanaatine varırsa tıbbi destek verilmeden, ama çok sık aralıklarla anneyi izlemek uygun olacaktır.

Muayene sonucunda hekim tarafından, annenin durumunda kötüye gidiş olduğu tespit edilmesi halinde, emzirmeyi de göz önüne alarak mutlaka uygun bir medikal destek verilmelidir. Çünkü doğru tanıya rağmen yetersiz tedavi uygulanması halinde bu durum hem annenin hastalığının ilerlemesi sonucunda daha fazla sayıda ve daha yüksek dozlarda ilaç kullanmaya, belki de hastaneye yatışa kadar tablonun ağırlaşmasına yol açacaktır.
 
Bebek sahibi olmak kişinin hayatında birçok değişikliğe neden olan stresli bir durumdur. Bu durum yeni anneleri doğum sonrası depresyona karşı daha yatkın ve savunmasız bırakabilir.

Postpartum depresyon (PPT) olarak da bilinen doğum sonrası depresyon, yeni doğum yapmış kadınlarda görülen fiziksel, duygusal, davranışsal değişimlerin tamamıdır. Doğum sonrası depresyonu “bebek stresi” ile karıştırılabilir. Postpartum depresyon tanısı konurken yalnızca doğum ile gözlemlenen belirtiler arasındaki ilişkiye bakılmaz, depresyonun şiddetine ve belirtilerin görülme süresine de bakılır.

Doğum sonrası depresyon, doğumdan sonraki ilk 4 hafta içinde ortaya çıkan major depresif bozukluktur. Depresyon her 100 yeni anneden 10-15’ini etkileyen yaygın bir ruh sağlığı problemidir. Yetişkin annelerin yüzde 7-17’sinde, ergen annelerde ise yüzde 26 oranında görülür.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON BELİRTİLERİ

Kadının, yaşam döngüsünde geçtiği en zorlu yollardan biri gebelik ve doğum sonrasındaki dönemdir. Bu dönemde hormonlarda ve vücudundaki tüm doku ve organlarda ani değişiklikler olur, sosyal alanda gebelik öncesi döneme göre daha az üretkendir. Kendisinden beklentiler artar ve kadın, ailesinden görmeye ihtiyaç duyduğu desteklerde yetersizlik yaşayabilir. Tüm bu durumlar annenin dayanma gücünü azaltan önemli etkenlerdir. Aslında postpartum (doğum sonrası) depresyon diye ayrı bir depresyon türü yoktur. Yatkınlığı olan kadınlarda doğum sonrası dönemde yaşanan zorlanmalar sonucunda oluşan bir depresyondur.

DEPRESYONUN KİŞİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Duygular:
üzüntü, mutsuzluk, bunaltı, umutsuzluk, çaresizlik

Davranışlar: fazla bir şey yapmamak, yataktan çıkmamak, insanlardan uzaklaşmak, bebeğe bakım vermekten kaçınmak, kişisel hijyene özen göstermemek

Bedensel tepkiler: yorgunluk/enerji kaybı, gerginlik, kilo kaybı, erken uyanmak, konsantrasyon güçlüğü.

Düşünceler: ‘ben yararsız bir anneyim’, ‘herkese yük oluyorum’, ‘kimsenin rahatını kaçırmak istemiyorum’, intihar fikirleri

İnanışlar: ‘ben kötü bir anneyim’, ‘başarısızım’, ‘değersizim’, ‘hiçbir şey iyiye gitmeyecek’, ‘kimsenin umurunda değilim’

İlişkiler: gergin ilişkiler, sosyal içe çekilme, çevreden uzaklaşmak, bebek ile bağ kurmakta zorluk.

KİMLER DOĞUM SONRASI DEPRESYON RİSKİ TAŞIR?

Daha önce depresyon yaşayanlar,

Hamilelik esnasında depresyon yaşayanlar,

Anne adayında diyabet, hipertansiyon, ortopedik, nörolojik rahatsızlıklar,

Erken ya da geç gebelik,

İstenmeyen/plansız gebelik,

Erken ya da geç evlilik, istenmeyen evlilik,

Cinsel travma öyküsü,

Çok çocuğun olması,

Zor doğum yapanlar,

Erken doğum, travmatik doğum,

Bebekte yoğun bakım ihtiyacının olması,

Bebekte gelişim kusurunun olması,

Bebek kayıpları,

İlişkisinde sorun yaşayanlar,

Hayatında mücadele etmeye çalıştığı başka zorluklar olanlar,

Yalnız yaşayanlar,

Doğum sonrasında arkadaşlarından, yakınlarından yeterli desteği alamamak, izole edilmek

Doğum yapan kadının annesinden destek alamaması,

Sosyoekonomik koşulların yetersiz olması,

Birinci derece yakınlarda hamilelik ve doğum sonrası psikiyatrik öykü yaşanmış olması.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON TEDAVİSİ

Psikiyatri hekimi, ruhsal muayenenin ardından depresyonun şiddeti ve bebeğin durumunu birlikte değerlendirmelidir. Bu değerlendirme ardından annenin bu sorunla yeterince başa çıkabilecek gücü olduğu kanaatine varırsa tıbbi destek verilmeden, ama çok sık aralıklarla anneyi izlemek uygun olacaktır.

Muayene sonucunda hekim tarafından, annenin durumunda kötüye gidiş olduğu tespit edilmesi halinde, emzirmeyi de göz önüne alarak mutlaka uygun bir medikal destek verilmelidir. Çünkü doğru tanıya rağmen yetersiz tedavi uygulanması halinde bu durum hem annenin hastalığının ilerlemesi sonucunda daha fazla sayıda ve daha yüksek dozlarda ilaç kullanmaya, belki de hastaneye yatışa kadar tablonun ağırlaşmasına yol açacaktır.

Paylaşım İçin Teşekkürler.
 
Geri
Üst